Gelişim Tarihçesi

Süreç

Biohumin®™ hem ürün olarak hem de üretim süreci olarak patent koruması altındadır. Tarla çalışmalarından gelen uzun süreli deneyim ile humuslaşma süreci sürekli geliştirildi, teknik açıdan ilaveler yapıldı ve iyileştirildi. Bugün organik taşıyıcı malzemelerin kömürleşmesi teknik olarak meydana getirilebiliyor, yani doğanın uygun koşullar altında turba üretimi için 2000 yıla ihtiyaç duyduğu yerde bu kömürleşme derecesine bir proses odasında iklim sinerjetik enerji değişimi sayesinde (CSR°-yöntemi) dakikalar içerisinde ulaşılıyor. Kömürleşme derecesi güç alanına etki ederek belirli sınırlar içerisinde belirlenebilir, böylece hedefe yönelik toprak geliştirme programları ve bitkilerin kullanımı için geniş bir ürün yelpazesi demektir.

Ürün

Biohumin®™ doğal ham maddelerden oluşan bir üründür ve bu ham maddelerin kendilerini tekrar üretmelerini sağlayabiliyor (toprağın yeniden oluşumu).

Biohumin®™ kullanılan anlamda bir gübre değildir (NPK), topraktaki değişim simbiyozunu gerçekleştirmek üzere yeterli ve gerekli şekildeki bitki ve mikrop besini içeren bir humus ürünüdür. Değişim simbiyozu doğanın dolaşım kanunlarını temel alıyor ve bu canlı maddenin sağlığının korunması için önemlidir.

Biohumin®™ turba gibi bir kömürleşme ürünüdür, ancak çok daha iyi özellikleri var.

Biohumin®™ biyolojik olarak çok temiz. Bakteri, sanayi ve ev atıkları içermez (Kimyasal ek maddeler ve/veya kompost malzemesi içermez).

Biohumin®™ bileşiminden dolayı bitki, insan veya hayvanlar için bir sağlık riski oluşturmaz.

Biohumin®™ toprakta fizyolojik önem taşıyan değişim süreçlerini destekler, bu da biokinesis üzerinden kapalı biyosonözlere ve madde döngülerine yol açar.

Biohumin®™ katı şekilde hücre lifi ürünü olarak uzun süreli etki için, granüle veya toz ürünü olarak orta vadeli etki için kısa vadeli etki için sıvı ürün olarak beslemede kullanılır. Tüm ürünler talep üzerine mevcut toprak tipine ve özellikle kültür bitkilerinin ihtiyaçlarına yönelik özel ve teknik olarak üretilebilir.

Önsöz

Geçtiğimiz yüzyılın 80‘li yılların başından beri gitgide Turba/ Torf sökümü ve buna bağlı olan çevre zararlarına karşı sesler yükselmeye başlamıştı. Ancak ticari patlama ve çok sevilen, „sürekli tekrar yetişiyor gibi görünen toprak katmanının“ çok talep edilmesi uzun süreli zararlı etkilere dikkat çeken tüm uyarılara rağmen sökülmesine devam edildi. Biosenozların, tür çeşitliliğinin ve su kaynaklarının yüksek oranda yok edilmesini ve bundan dolayı meydana gelen iklim şokunu kimse dikkate almadı veya bu konuyla ilgilenmek istemediler.

Ancak maalesef gerçek şu ki, doğaya şimdiye dek insanlar tarafından sebep verilen felaketten kendini toparlama fırsatı verilmedi ve yayla bataklıklarında halen Turba/ Torf sökümü devam ediyor. Örneğin İsviçre gibi ülkeler artık bu tarıma elverişli biosenozların korunması gerektiğini söylüyorlar, ancak aynı zamanda her yıl birkaç milyon metreküp turba ithalatına da izin veriyorlar. İsviçre örneğin 1990 ila 1998 yılları arasında 1 milyon tondan fazla Turba/ Torf ithal etmiştir, bu malzeme su depolayan özelliğinden dolayı tercihan kullanılıyordu.

Önsöz

Bu belgenin yazarı yaklaşık 30 yıl önce hem Turba/ Torf hem de doğanın yeniden toprak oluşturma yeteneğinin gizemini çözmeye başladı. 1991 yılının bir araştırma yazısı ile Turba/ Torf kendi biosenoz çevresinde yenilebildiği, ancak bu çevrenin dışında toprağın yeniden oluşumuna katkıda bulunamadığı ispatlandı. Zira tam tersi doğrudur, turba sadece bir yaşam ortamının (biosenoz) parçasıdır ve bu ortam, organizmadan kopan her organ gibi söküldüğünde ölür. Bu yüzden Turba/ Torf, on yıllardan beri inanıldığı gibi toprak oluşturmaz, ancak komposto gibi topraktan beslenir ve geniş kapsamda toprağın yükünü artırmaya meyillidir.

1991 yılında, hedefi toprağın yeniden oluşumu için toprak katmanlarının üretimi olan bir süreç için patent talep edilmişti. 1998 yılında uluslararası statüye ulaşan patentin metni de şöyle: „Doğal üç aşama; besin maddesi-gübre ve üretim süreci“. Bir takım bilimsel delillerle ürün 5 kıtada Turba/ Torf ve diğer toprak destekleyici malzemelerle kıyasla çok daha iyi özellikler gösteriyor.

Statüko

Statüko

Bir yandan su kıtlığı, bir yandan sel, bir yandan kuraklık, bir yandan sürekli yağmur, bir yandan aşırı sıcaklık, bir yandan don, bir yandan ekin fazlası, bir yandan toprak yorgunluğu, bir yandan orman fazlası, bir yandan orman ölümleri, gibi zıt doğa olayları son 10 yılda halkın düşünce şeklini değiştirmesine sebep verdi. Bu değişiklik bir yandan iyi, ancak tehlikeler de içeriyor. Örneğin 70‘li ve 80‘li yıllarda başlayan „Organik eğilimi“ artık kültürel bir eğilimden çok „organik“ ağırlıklı bir eğilim haline geldi. Bunun felaket bir sonucu da örneğin bio gaz üretiminde gitgide anaerob gelişim alanlarında biogaz üretiminin ve kitle kompostlaştırma alanlarının geliştirilmesi (Patojenler, fusaryum mantarları, mikotoksinler).

Kitle kompostlama örneğin, turba için yeni kullanım kriterleri oluşturan yoğun koku emisyonlarına da sebep verir. Turba günümüzde öncelikle yapılandırıcı ve kokusuz etkisinden dolayı kompost topraklarına ek malzeme olarak karıştırılır, bu da turba ithalatının çok yükselmesine sebep oldu. Bundan dolayı sadece İsviçre‘nin ithalat ihtiyacı şu anda yılda 150,000 tona yükseldi.

Bir diğer ümit ışığı siyasi alanda göründü. İsviçre şu anda turba kullanımını sonlandırmayı düşünüyor, ancak böyle bir uygulama 2020 yılından önce beklenmemektedir. Bazı toptancılar ise daha hızlı davrandılar, onlar ellerinde kalan turbaları indirimli fiyattan satıp yenisini de almayacaklarmış.

Turba bakterisizdir ve bu özelliğinden dolayı bitki hastalıklarının önlemek amacıyla tercihen ticari bahçecilikte kullanılıyor. Bu alanda pek alternatifi yok, turba yosununu yapay olarak üretme çabaları daha yeni başladı.

Pareno Projekt AG şirketi 1995 yılında patentlerle ilgili gelişimleri hem tesis bakımından hem de ürün bakımından optimize etmek ve uzun süreli araştırmaların sonuçlarını bilimsel olarak ispatlayabilmek üzere kuruldu. Ürünler öncelikle hem turbaun hem de her türlü gübre ve kompost denemelerinin 15 yıllık bir deneme süresi boyunca başarısız olduğu kurak ve yarı kurak bölgelerde uygulandı (Royal Scientific Society Report 1995). Bu kurak bölgelerde Biohumin®™ uygulamasının verimli olduğu ise başarılı bir şekilde ispatlandı (bkz. Scientific reports).

Biohumin®™ uygulaması sayesinde bitkilerin su ihtiyacının da çok azaldığı yapılan birçok araştırma ile belgelendi. Örneğin Sudi Arabistanın kum çölünün ortasında Biohumin®™ uygulanan hurma ağaçlarının su ihtiyacı geleneksel biçimde bakılan hurma ağaçlarına göre 8 kat azalmış.